oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun fuck google Taştan Hüküm - Ruth Rendell ⋆ E-KitapHane
oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun fuck google
Anasayfa / Polisiye Kitapları / Taştan Hüküm – Ruth Rendell

Taştan Hüküm – Ruth Rendell

Taştan Hüküm – Ruth Rendell

Taştan Hüküm adlı eseri Ruth Rendell adlı yazar tarafından kaleme alınmıştır. Taştan Hüküm – Ruth Rendell pdf indir, Taştan Hüküm – Ruth Rendell pdf oku, Taştan Hüküm – Ruth Rendell ekitap indir, Taştan Hüküm – Ruth Rendell ekitap oku.

Taştan Hüküm – Ruth Rendell

Evinin bulunduğu sokaktaki bir şekerci de çalışmaya baladı ve ambalajların farklı renklerinden, Mars çikolatalarıyla fındıklı Crunchie’leri birbirinden ayırt etmeyi öğrendi. On yedi yaşına geldiğinde, annesinin yıllardır çektiği hastalık kadını yatağa bağladı. Hastalık mülti plsklerozdu, aile doktorunun bunu anlaması da çok uzun sürmüştü. Elli yaşındaki Bayan Parchman imdi tekerlekli koltukla dolaşabiliyordu. Eunice de evi çekip çevirmek ve annesine bakmak için iten çıktı. Günleri, sınırları çok dar olan bir alaca karanlıkta geçiyordu artık. Çünkü okuma yazma bilmemek de bir tür körlüktür. Coverdale’ler bu durumu bilselerdi inanamazlardı. Öyle bir dünyanın var olabileceğine inanamazlardı. Niye kendi kendini yetiştirmemi diye sorarlardı onlar .Niye akşam kurslarına gitmemi?Sonra biri bulsaydı, annesine bakacak birini tutsaydı,bir kulübe üye olsaydı, birkaç kişiyle tanısaydı… Evet, neden gerçekten? Coverdale’lerle Parchman’lar gibi insanlar arasında büyük bir uçurum vardır. Bunu Georgeda söylerdi zaman zaman; söylediğinin ne anlama geldiğini tam olarak düşünmeden. Ona kalırsa, her genç kız Paula ya da Melinda gibi biriydi; sakınılan, gözetilen, değeri bilinen ve sevilen, öğrenim görmüş, kendini, ülke nüfusunun en seçkin yüzde onu arasında görmek üzere yetiştirilmiş biri. Eunice Parchman öyle değildi oysa. Sert, hain bakılı gözleri olan, çıkık kemikli, iri, çirkin bir kızdı. Babasının tıraş olurken söylediği bölük pörçük şarkılarla kilise ilahilerinin dışında, hiç müzik dinlememi, okulun koridorunda asılı duran Mona Lisa röprodüksiyonuyla Gülen valye tablosundan baka resim görmemişti. Bilgisizlik denizine öylesine gömülmüştü ki, Napolyon kimdir, Danimarka nerededir diye sorulsa, hiç bir eyanlamadan bobo bakardı.

Eunice’in yapabildiği eyler de vardı. El becerisi hatırı sayılır ölçüdeydi. Temizlik, alışveriş ve yemek yapmakta ustaydı, diki bilirdi, annesinin tekerlekli koltuğunu semtin küçük parkına kadar sürebilirdi. Öyleyse, bunları yapabildiğine göre, yalnız ve yalnız bunları yapmanın verdiği huzur ve güven içinde yaşamayı yeğlemesine amamak gerekir. Orta yalı komşularıyla dedikodu yapmayı sevmesine, okuma yazma bilen, çeitliilerdeçalıanveanlamadığıkonulardansözedenakranlarındanuzakdurmasınaamak niye?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir