skype : tanitimhizmetleri@outlook.com Ekle ocuk
Anasayfa / Fantastik Kitaplar / Meleklerin Kanı – Nalini Singh – Ekitaphane

Meleklerin Kanı – Nalini Singh – Ekitaphane

Meleklerin Kanı – Nalini Singh

Melekler senede yaklaşık bin vampir yaratıyordu sadece. Elena’nın gördüklerine bakılırsa, yaratılmayı umanların sayısıysa yüz binlerceydı. Sebebiniyse hiç anlamıyordu Elena. Bildiği kadarıyla, ölümsüzlüğün bedeli fazlasıyla yüksekti. Efendin kaderine karar verene kadar bir kutuda kilitli kalmaktansa, en iyisi özgür yaşayıp zamanı gelince küle dönüşmekti.

Elena dilinde acı bir lezzet almış gibi ağzının tadı kaçarak dekontu ve zarfı pantolonunun cebine soktu. “Lütfen cömertliğinden ötürü Bay Ebose’a teşekkür edin.”

Güvenlik görevlisi başını öne eğince Elena tıraşlı kafasına dövülmüş, kuzgun dövmesini gördü. Adamın boyu çok uzun olduğundan seçemiyordu ama diğerleri daha kısa boyluydu ve hepsi üstünde aynı işareti taşıyordu.

“Gördüğüm kadarıyla birisine bağlı değilsin.” İmalı imalı Elena’nın kulaklarındaki sade gümüş halkaları işaret etti. Evlilik altını yoktu. Nişan kehribarı yoktu. Ancak Elena, adamın çıkmak istediğini varsayma yanılgtsma da düşmedi. Kanat Kardeşliği korumaları çalışırken özellikle bekâr kalırdı. Başarısızlığın cezası vücutlarından bir yerin koparılması olduğundan ki Elena hangisi olduğunu öğrenmeyi hiç başaramamıştı, kendisinin adamı baştan çıkarmaya yeteceğini sanmıyordu.

Meleklerin Kanı – Nalini Singh

“Evet. İş bakımından da boşum.” Elena bir sonraki işi almadan önce, elindeki görevi tamamlamayı tercih ederdi. Ne de olsa kovalayacak vampir, sürüsüne bereketti. “Bay Ebose bir başka kaçağın izini sürmemi ister mi?”

“Hayır. Senin hizmetinden faydalanmak isteyen bir arkadaşı var.” Koruma bu kez mühürlü, ikinci bir zarf uzattı. “Randevunuz yarın sabah sekizde. Lütfen muhakkak katılın; Lonca’yla ayarlandı, depozitosu ödendi.”

Eğer Lonca anlaşmayı imzaladıysa, yeni görev yasal bir av demekti. “Elbette. Nerede buluşulacak?”

“Manhattan.”

Elena’nm ruhu buz tuttu. Çünkü o tek kelime, yalnızca bir meleği işaret etmeye yeterdi. Meleklerin bile bir hiyerarşisi vardı ve Elena en üstte kimin yer aldığını bilirdi. Ancak korkusu üstüne çöktüğü kadar hızla geçti. Bay Ebose ne kadar güçlü olursa olsun, kimin-Yaratılacağına ve kimin Yaratım sürecini gerçekleştireceğine karar veren Onlar Meclisi’nden birini, bir başmeleği tanıyor olma ihtimali çok düşüktü.

“Bir sorun mu var?”

Elena güvenlik görevlisinin sessiz yorumu karşısında aniden kafasını kaldırıp baktı. “Yo, hayır yok.” Kol saatine bakar gibi yaptı. “Gitsem iyi olur. Bay Ebose’a saygılarımı iletin lütfen.” Bunu dedi ve özel jetin lüks alanından ve paketlediği kargonun burun direklerini kıran, leş gibi korku kokusundan uzaklaştı.
Meleklerin Kanı - Nalini Singh

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir