porno indir FUCK GOOGLE FUCK GOOGLE FUCK GOOGLE En Karanlık Gece - Gena Showalter ⋆ E-KitapHane
porno indir FUCK GOOGLE FUCK GOOGLE FUCK GOOGLE
Anasayfa / Korku Kitapları / En Karanlık Gece – Gena Showalter

En Karanlık Gece – Gena Showalter

En Karanlık Gece – Gena Showalter

İnsanlar tarafından sevilerek okunan harika bir kitap.

En Karanlık Gece – Gena Showalter

En Karanlık Gece – Gena Showalter Belki de şehri keşfe çıksa bu yabancılık hissi kaybolurdu ama keyfince gezcbilcnlcrin aksine, Maddox kale ve çevresine kapatılmıştı, tıpkı binlerce yıl önce Şiddet’in, Pandoramn kutusuna kapatılması gibi.

Tırnakları daha da uzadı, şimdi neredeyse pençeye dönüşmüşlerdi. Kutuyu düşünmek her zaman içini karartıyordu. Duvara yumruk at, diye dürttü Şiddet. Bir şeyi yok et. İncit, öldür. Tanrıları yok etmeye itiraz etmezdi, hatta hoşuna bile giderdi. Birer birer. Belki başlarını koparmak daha büyük zevk verirdi. Kararmış, takatsiz kalplerini çıkarmayaysa bayılırdı.

İblis onavlarcasına mırıldadı.

Tabii, şimdi mırıldarsın, diye düşündü Maddox tiksinerek. Kurbanın ne olduğunun önemi yoktu, kana susamış her hali canavarın desteğini kazanırdı. Kaşlarını çatarak yukarı doğru öfkeli bir bakış daha attı. O ve iblis çok uzun zaman önce bağlanmış olsa da o günü hâlâ çok net hatırlıyordu. Masum insanların çığlıkları hâlâ kulaklarında çınlıyordu; etrafındaki yaralı, ölü, kanlar içindeki insanlar, bir delilik anında ruhlar tarafından etleri parçalanmış varlıklar hâlâ gözlerinin önündeydi.

Şiddet bedeninin içine hapsedilince gerçeklikle bağlantısı kopmuştu. Ses yoktu, görüntü yoktu. Sadece her şeyi yok eden karanlık vardı. Pandoramn kanı göğsüne sıçrayıp son nefesi kulaklarında çınlayıncaya kadar mantığını kaybetmişti.

Pandora, öldürdükleri içinde bir ilk ya da son değildi ama kılıcını tadan ilk ve son kadındı. Bir zamanlar etkileyici olan dişinin yıkıldığını görmek ve bundan kendinin sorumlu olduğunu bilmek… Bugüne kadar hâlâ suçluluğunun, pişmanlığının, utancının ve üzüntüsünün üstesinden gelememişti.

Düşüncelerinden sıyrılırken Maddox gözlerini kırpıştırdı. “Hâlâ burada mısın?”

Arkadaşı gümüşi beyaz saçına ürkütücü bir aykırılık katan siyah kaşını kaldırmıştı. “Sanırını sorumun yanıtı hayır. Sakinleştin mi bari?”

Gerçekten sakin olmuş muydu hiç? “Benim gibi bir yaratığın olabileceği kadar sakinim.”

“Sızlanmayı kes. Sana göstermem gereken bir şey var ve bu kez beni reddetmeye kalkma. Seni rahatsız etmemin nedenini yolda konuşabiliriz.” Başka bir şey söylemeden çizmelerinin topukları üzerinde döndü ve uzun adımlarla odadan çıktı.

Maddox birkaç saniye olduğu yerde kaldı, arkadaşının köşede gözden kayboluşunu izledi. Sızlanmayı bırak, demişti Torin. Evet, yapacağı şey de tam olarak bu olacaktı. Merak ve buruk bir keyif onu ölümcül ruh halinden çıkarmıştı. Maddox spor salonundan koridora doğru adım attı. Kalın bir nem tabakası ve kışın taze kokusuyla birlikte soğuk bir hava dalgası etrafını sardı. Birkaç adım öteden Torin’i takip etti ve ağır adımlarla ona yaklaştı.

“Neyle ilgili?”

Aldığı tek yanıt, “Sonunda. İlgi,” oldu.

“Bu da numaralarından biriyse…” Torin yüzlerce şişme bebek sipariş etmiş ve onları tüm kaleye yerleştirmişti çünkü Paris kasabadaki kadın eksikliğinden aptal aptal yakınıp duruyordu. Plastik “bayanlar” her köşeden çıkıyor, koca gözleri ve seni-yalamama-izin-ver ağızlarıyla yanlarından geçen herkesle alay ediyordu.

Torin sıkılınca böyle şeyler yapardı.

“Seni kandırmakla zamanımı boşa harcamam,” dedi Torin yüzünü ona dönmeden. “Senin espri anlayışın yok, dostum.”

En Karanlık Gece - Gena Showalter
En Karanlık Gece – Gena Showalter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir