denemeeeeeeeeeee
Anasayfa / Roman / Ahlaksız – Ümit Deniz

Ahlaksız – Ümit Deniz

Ahlaksız – Ümit Deniz

Kadınlara hıncı, kendini bildiğinden beri vardı. Önceleri bunu isimlendiremez, fakat onlarla karşı karşıya geldiği zamanlar içini hep sıcak bir rüzgârın kavurduğunu hissederdi.

Eskiye, çok eskiye, çocukluğunun ilk idrak yıllarına döndü. Bulûğa ermeden geçirdiği ilk sarsıntıyı hatırladı. Bu onun hafızasına kızgın demirle yazılmıştı.

Ahlaksız – Ümit Deniz

Şezlongun yanındaki rahat koltuğa kurulup bir sigara yaktı.

İlk defa rüyasında ılık bir sudan göğe uçar gibi olduğunu hissettiği anda cinsî heyecanı tatmış, kadın denen mukabil cinsin insan hayatında nasıl bir yer tuttuğunu öğrenmişti. İçine dönük ilk çabayı, yarı şuurlu bir dimağ ile o gece sarf etmişti. İçinde tarif edilmezr

bir zevkin buruk lezzeti ve bitkinliği vardı. Sanki bal sürülmüş uzun bir tüyü onun fırtlağmdan sokup bir anda karın boşluğuna kadar indirmişler Ve birkaç defa bükü vermişlerdi.

Düşündükçe uykusu açılmış uykusu kaçtıkça düşünmüştü…

Rüyasında annesinin arkadaşı Mebrure hanımı görmüştü. Kadın deniz kıyısında yarı çıplak haldeydi. Ya suya giriyor, yahut da çıkıyordu. Bunu iyi hatırlayamıyordu. Yalnız bildiği bir şey varsa, kendisine gülüp dilini çıkaran bu güzel kadına birden sarılıp öpmüştü. Neresinden öptüğünü de hatırlayamadı. İşte ne oldu ise bu sırada olmuş ve o müthiş zevki bu esnada tatmıştı. Aynı rüyayı görmek ve aynı zevki duymak için sıkı sıkıya gözlerini yummasına rağmen ne Mebrure hanım geri gelmiş ne de Selim vücudundaki o harab edici ezikliğin devamını bulabilmişti.

O sıralarda daha annesi sağdı ve kumandan henüz duruma hâkim değildi. Bünyesindeki zafiyet yüzünden ebeveyn çocuklarına pek düşkündü. Selim ana kuzusu olarak büyüyordu. Evleri müsaitti. O zaman yalnız ileri fikirli memur evlerinde olan gusulhaneden bozma banyo dairesi onlarda da vardı. Çelimsizliğinden ötürü evde kimse Selim’e erkek çocuk muamelesi yapmazdı. Bu yüzden yıkanmak için gelen komşu kızları ve yetişkin ablalarla onu da küvete sokup yıkarlar kırklayıp çeyreklerlerdi.

Kızını ikaz eden Kumandan’a karşı cevap her zaman hazırdır :

«— Amaaan anne sen de!… Bacak kadar çocuk ne anlayacak böyle şeylerden?»

Halbuki Selim, ufacık, portakal göğüslü komşu kızları ile çırılçıplak aynı suya ve ayni küvete girdiği zamanlar bir tuhaf olur, küçücük kalbi hızlı hızlı çarpmaya başlardı. Etrafa bir şey belli etmemek için de gözlerimi ve bacaklarını sımsıkı kapar suyun sabunlanıp şeffaflığını kaybetmesini beklerdi. İçinden gelen bir ses aksini daha duyamayacağını ona bildirirdi sanki!…

Selim’in tek zevki sade bu banyo günlerine inhisar etmezdi. Onbeş günde bir evlerine terzi gelirdi. Mahallenin tek dikiş makinesi Kumandanlarda olduğu için komşuları da bir şey diktirecekleri vakit onlara taşınırlardı.

Terzinin eve geldiği gün Selim için aynı dayanılmaz ve kaçınılmaz işkence devresi başlıyor demekti. Çünkü o zamanlar konu komşunun yetişkin güzel kızları onun yanında sere serpe soyunur, elbise manto dikiminden kombinezon sütyen provasına kadar her türlü mahrem işlerini görürlerdi.

Ahlaksız - Ümit Deniz
Ahlaksız – Ümit Deniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir