oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun fuck google 100 Soruda Evrim Kuramı ve Bağnazlık E-Kitap İndir Oku ⋆ E-KitapHane
oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun oruspu cocugu link niye siliyosun fuck google
Anasayfa / Bilim Kitapları / 100 Soruda Evrim Kuramı ve Bağnazlık E-Kitap İndir Oku

100 Soruda Evrim Kuramı ve Bağnazlık E-Kitap İndir Oku

Cemal Yıldırım – 100 Soruda Evrim Kuramı ve Bağnazlık E-Kitap İndir Oku

Cemal Yıldırım – 100 Soruda Evrim Kuramı ve Bağnazlık E-Kitap İndir Oku

Soru 10: Evrim düşüncesi nasıl doğdu? 100-soruda-evrim-kurami-bagnazlik-e-kitap-indir-oku
İlginçtir, insanoğlu doğada aradığı düzeni önce doğrudan
deneyimine giren alanlarda (örneğin, organizmaların yapı ve işlevleri, insanın kendi duyma, düşünme
ve istencine ilişkin davranışları, vb.) değil, kendine uzak bir alanda, astronomide bulmuştur. Göksel
cisimler üzerinde antik çağda başlayan gözlemler, bu gözlemlere dayalı Ptolemi sistemi ile yeni
çağda ortaya konan Kopernik sistemi ve gezegenlerin devinimine ilişkin Kepler yasaları gibi
çalışmalar uzağa açılan bilimsel etkinliklerin başlıca örnekleridir.

Astronomi ile fizik 17. yüzyılda,
kimya 18. yüzyılda, biyoloji 19. yüzyılda, psikoloji ise içinde bulunduğumuz yüzyılda bilimsel kimlik
kazanmıştır. Dahası, biyolojinin özünde yer alan evrim düşüncesi bile ilkin astronomide kendini
gösterir. Astronomi bize bilimsel yasaların ilk örneklerini vermekle kalmamış, dünyamızın zaman
içinde gelişerek oluştuğu görüşünü de getirmiştir.
Aslında insanın kendi varlık kökenini bilme merakı da yeni
değildir. Bilimlerin henüz gelişmediği ilk dönemlerde bu yoldaki arayışın teolojiye yol açtığı
söylenebilir. Ne var ki teolojinin getirdiği, yığınlar üzerinde bugün bile etkisini sürdüren açıklama
masalımsı bir öğreti niteliğindedir. Göksel dinlerin hiçbirinde evrim düşüncesi yer almaz. Her şey
gibi insan da Tanrı’nın yaratıcı elinden çıkmıştır. Tevrat ve ondan kaynaklanan İncil dünyanın altı günde

yaratıldığını bildirmektedir. Evrim yüz milyonlarca yıl alan uzun bir süreçtir. Oysa teologlar
yaratılışın İ.Ö. 4004 yılında gerçekleştiğini; Adem ile Havva’nın o yıl 23 Ekim günü saat 9’da
yaratıldığını hesaplıyordu. Tanrı Cumartesi dinlendiği için yaratma işini Cuma günü tamamlamıştı. Bu masala
karşı çıkmak şöyle dursun, yaratılışın altı bin yıl gibi kısa bir süre önce gerçekleştiği savına kuşku
gözüyle bakılması bile bağışlanmaz bir suçtu. 19. yüzyıla gelinceye dek çoğu bilim adamları ya
dinsel inançları nedeniyle ya da kilisenin şimşeklerini çekmemek için canlı ve cansız tüm varlıkların
Tanrısal istençle belli bir düzen öngörülerek yaratıldığı, her canlı türün ilk yaratılıştaki biçim ve
niteliklerini olduğu gibi koruduğu inancına bağlı kalmıştır.

Cemal Yıldırım – 100 Soruda Evrim Kuramı ve Bağnazlık E-Kitap İndir Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir